Yaşam 

 Yaşamı ölümüne çok sevdiğim için, onun fedai militanı olacağım. Militanlığın temeli, militanlık görevlerini kusursuzca yaşamak hissetmek ve eylemin diline akıtabilmektir. Militanlık felsefik bilinç anlayışı ve arayışıdır.

 

İnsanları sevmek, anlama anlayışında geçtiği bilinciyle ve mütevazi yaklaşımlarla, daha güçlü tutarlı ilişkilerin yaratılacağını bilebilmek çok önemlidir. PKK’ deki arkadaşlık ve arkadaşlık görevleri kutsal bir sorumluluk anlayışıdır.

Yoldaşlık, gerillanın yaşanmış ve daha yaşanmayı bekleyen özlem ve tutkuların tarifidir.

Amaca kilitlenen heyecan ve sevinçlerimiz karşısında hiçbir şey tutuklu kalmıyor, su gibi akıyor. Gerillanın umut dolu ve parlayan göz ışıltıları yüreklerimizin derinliklerine umut kazandırıyor. Önderliğimizden aldığımız güçle aşıyoruz tüm engebeli sınırları. Amaçlı kavganın kervancılarıdır yüreğimizin en saf dünyası. Özümüze koşuyoruz tüm benliğimizle.

Kürdistan’da yıldızlar sönmeyecek, ufuk daralmayacak halk savaşçılarının kararlığında ve inadına tırmanılacaktır. Şehit yoldaşlarımız yükselecek gökyüzünün semalarına, yıldız gibi parlayan, hevallerimin türkü dolu yürüyüşleri, umuda olan bağlılıklarını simgeliyor. Yürüyorlar dağlarımızın çetin zirvelerine ve yüreklerin baharın heyecanına salmışlar. Dağların görkemli zirvesinde güneş’ selam durmuşlar. Dağlarımızın enginliklerinden, taçlarına kadar sis ve duman kaplamış her yeri. Ağıtlar yakar, sitem okur ve dumanlar çemberinde amansızca korku salana lanet getirir. Şehit yoldaşlarım yürür ve inadına yol alır özgürlüğe, halkımın özgürlük dili ve savaşçısıyım der ve korkusuzca koşar ileriye, başı dik ve asice. Yüreklerimizdeki umut, zihinlerimizdeki berraklık! Ve inadına koşacağız Andok’un asi ve sarp kucağına, bağrına bas diyeceğiz geleceğin bu izcilerini. Tohumdan fidan oldu diyeceğiz. Taki gör ormanlaşma olgunluğunda açılana kadar, serpilene kadar, büyüyene kadar. Haydi özgürlük yolunda şehit düşen yoldaşlarım, sizin ayak seslerinizden korkuyorlar. Düşman bilmez ki onur ve erdemliliğin ne anlama geldiğini, ama özgürlük savaşçıları bilir anlamının onurlu ve erdemli bir yaşamı ve bunun için kendini feda ederler.

Ey özgürlük için canını feda eden yoldaşlarım;

Tüm hücrelerime kadar sizinle yaşıyorum, sizinle yaşadığım ve sizi yaşattığım an kendimi bulduğum andır. Özlüyorum sizleri sizi asla unutmayacağım. Önderliğimizin dediği gibi unutmak ihanettir. Size olan özlemim, düşmana büyük bir intikam ruhunun her zamanlı canlı tutarak intikamınızı alacağım. Yoldaşlık bağlılık ister dürüstlük samimiyetli yaklaşımlar ister yoldaşını kendine örnek alır. Kemal Pir arkadaşın savunma belgesini okudukça, devrimci militanlık budur diyorum. Kemal Pir arkadaşın yaşam tarzı. Devrimcilikte ısrarın göstergesiydi. Ona layık bir savaşçı olacağım. Dağların zirvesinde duran bir şahin yürekli gerilla olacağım. Kemal Pir arkadaşın yaşam duruşunu kendime örnek alıp, yoldaşlarımla paylaşacağım. Ve ufuklarda kilitlenmiş duygunun yoğunluğunu Deniz’de dalga dalga kaynayan, akışkan benliğe kendimi adayarak, renga renk kürdistan topraklarının savaşçısı olacağım. Anlatacağım yeni nesille şehit yoldaşlarımızı, ama anlatmak yetersiz kalacak. Ancak yaşayarak anlatabilirim. 

Size çok sevdiğim Delila yoldaşımla bir anımı anlatmak istiyorum.

Bir gün şehit Beritan Akademisinde, heval delila subay bende o gün mutfakçıydım. Heval Ronahi, heval Delila’yı rüyasında görüp anlatmış, heval Delila’da  koşarak mutfağa gelip, gülerek anlatmaya başladı. Rüyada heval Delila şehit düşüyor. Ve heval Ronahi’de onun üzerine yazı yazıyor. Yazının başlığı da efsane Gerilla diyerek, yazının içeriğini anlatı. Ve heval Delila anlatırken yüzüne büyük bir mutluluk sarmıştı. Ve bana bakarak ben bu rüyayı asla basita almıyorum dedi. Ve çok anlamlı bir yazıdır dedi. Şahadete ulaştığımda efsanevi bir insan olmak kadar anlamlı ne olabilir. Diye derinlere dalıp gitti. Ve gerçekten de heval Delila yaşarken bile efsanevi bir duruşu vardı. Ve şahadetiyle bütün Dünya’ya kanıtladı.

Yeni doğan bir sürü çocukların ismi Delila konuldu. Festivallerde senin kliplerin herkesin yüreğine oturdu.

 Dağlarda Olmak

Dağlarda olmak kendini adamaktır. Kadınların dağlarda iradeli, fedakâr bilinçle dağlara sımsıkı sarılıp, özgürlük için kendilerini adamaktır. Dağlar özgürlük peşinde amansızca koşan adımlarımızın sesidir. Dilden dökülen kelimeler, denizin dalgaları ile bütünleşiyor. Ve dökülen kelimeler, denizin dalgaları ile bütünleşiyor. Ve gökyüzündeki uçan martıların ahengle danslarına ritim kazandırıyor. Çocuklarının gülücüklerine umut ve yarınlarının garantisini ifade edecek türkülerle büyüyorlar. Ve eli kınalı bir gelinin, cahilliğine bilinç kazandıran uyanış kıvılcımları oluyor, özgürlük türküleri.  Şehit Yoldaşlarımız özgürlük dağlarının şahitliğiyle söylediği türküler, Dijle gibi akıyor, Amed’in içine ve Surlar’ının zirvelerini, ayaklandırıyor tüm halkımızı ve kadınları.

Anlam gücünün anlam içeriğine, derinliğine anlam yükleyen anlayış kabiliyetin, gerçek militan ölçülerine daha bir yakınlaşıp. İrade savaşı vermeliyim. Bu dağlarda yürekleri umutla dolan yoldaşları tanıdığım için çok mutluyum. Ve aynı yolda devrim mücadelesine tutkuyla bağlanmak onurludur.  Bu tutku bizi direnmeye ve iyi bir savaşçı olmamıza karşı bir adımdır. Doğa ana yüreğini dağlarda savaşan özgürlük militanlarına açmış. Doğa ana bağrına binlerce tohum düşürdü. Ve doğa ana çiçeklerin güzel kokularında bizi karşıladı. Karanfil, nergizi, Kardelen’in güzelliğinde açtı kollarını bize, en güzel ve sadeliğinde adımız yazdık, bu dağlarda özümüze olan mücadele tarzımızı ve başarıdaki ısrar kabiliyetimizin bulmaya özen göstererek senle yaşamaya ısrar edeceğim. Güneşe bakıp, toprağa dokunmak istiyorum. Çünkü buralarda binlerce şehidin izleri var.  Derelerden akan suları içmek  istiyorum, çünkü bu derelerin güzellik kaynağı şehit yoldaşlardır, şehit yoldaşlar yürekleriyle bu derelere güzellik katılar. Bu engebeli dağlarda yoldaşlarım koştu, yiğit insanların mekanıdır dağlar. Ele ele tutuşarak ufuğa doğru koştular. Bu baharda papatyalarla bir taç yapağıcam. Açacağım saçlarımı rüzgârın esintisine. Takacağım papatyalı tacımı önderliğime koşacağım. Şehit yoldaşlarım birer yıldız, yıldızlar ele tutuşur geceleri, bizi izler, biliyorum yüreklerimiz her zaman onlarla.    

Sonbahar merhaba dedi bizlere

Sonbaharın serin soğutucu mevsimi geldi çattı dağlarımıza. Uzun bir yaz mevsiminin sıcak ve sancılı zamanını gerimize bırakırken, yeni bir açılım sezonuyla çalışmalara kolları sıvazlama anlarına başlangıç yapma günlerini yaşıyoruz. Çalışmalar yoğun bir o kadarda heyecan dolu anları kendisiyle getiriyor. Gerillanın her bir çalışma sezonu, hangi anlamda başlangıç yapacağının ifadesini oluştururken, aynı zamanda karıncalar misalince, kendi hareket tarzının ahenginde, kendi çapında çalışıp pratiğe renk belirler. Sonbahar mevsiminin işaretleri gerçekten de kendi yansıtması öyle bir başladı ki. Soğuk kış işaretleriyle merhaba dedi. Gökyüzünün mavimsi berraklığı, bulanık bulutlara bırakması ve bizi ulu ortalıklarda karşılayan yağmurun ıslatıcı cazibeliği, sonbaharın geliş selamıyla, yüz yüze kalışımızın bir ifadesidir. Doğa anamız yeşilimsi rengini sarımsı, kırmızımsı ve değişik reng tonlarında kendisine büründürme geçiş aşama sancılarında yol alırken, doğanın bu geçiş aşamalarına en yakın seyircisi olan gerilla, doğayla değişik tonlarda yol arkadaşlık cömertliğinde bulunuyor.  Hüzünlü sonbahar mevsimini, yaz mevsiminin gerisinde bıraktığı, o kadar çok yaşanmışlıkları oldu ki. Şimdi yeni açılımlara imzasının vurmanın sevinç türkülerini çınlatıyor kulaklarımıza ve yüreklerimizin enginliklerine. Bizlerde sonbahar mevsimini özgürlük türkülerini yankılama mevsimleri olarak umut ederek. Sonbaharı, sonbahar karakteri gibi hüzünle geçirmeme dileğiyle sonbaharla selamlaşmayı umut ediyoruz. Bizler devrimin, devrimci gönüllü yolcularıyız, devrimciler inançlı kadrolardır. İnanmak, inanarak ideolojimizin temel çark motoru olabilmek, halkının ve halklara doğru ideolojik kuryeliği yapabilmek, bilinçli olmak, bilinçlendirmek temel yaşam felsefemizdir. Devrim gerçekten de ‘’ amansız bir kişilik ve fırtınalı bir kişilik ister’’   gönüllü halk davacılarının yaşam ilkeleri her şeylerini halkına adayarak yaşamasını temel görev sayalar.  Onlar kendilerinden vazgeçmiş, yürekleri sabahın şafak ötesindeki ufuka bağlanmış ve enginliklere bir şahin gibi kulak açmış efsanevi kişiliklerdir. APO’cular gülücükleri çalınmış çocukların intikam kavgacılarıdır. APO’cular Kemal Pir’lerin Mazlum Doğanların, hayri durmuşların, mahsum korkmazların iliklerine kadar inanarak savaştıkları PKK ve Önderlik gerçeğidir.